Üçüncü Dünya Savaşı mı? Bugünün Sessiz Cephesi ve Gürültülü Gerçekleri

Dünyanın kalbi bugün bir kez daha “3. Dünya Savaşı çıkacak mı?” sorusuyla atıyor. Bu soru artık ideolojik tartışmaların ötesine geçti; hem diplomatik kulislerde hem de halkın caddelerdeki sohbetlerinde yankılanıyor. Son altı ayda yaşananlar, küresel dengeleri sarsan küçük ama kritik zeminde devam eden çatışmaların, bir araya geldiğinde nasıl büyük gölgeler düşürebileceğini gösteriyor. Sözcüklerin savaş diye bağırdığı bir dönemdeyiz; ama gerçek savaşın doğrudan patlamadığı bir dünyada… Henüz.

 Gerilim Cephesi: Ortadoğu

İran ile İsrail arasındaki gerilim, Haziran 2025’te açık çatışmaya dönüştü. İsrail’in İran’daki askeri ve nükleer tesislere yaptığı sürpriz saldırılarla başlayan süreç, karşılıklı füze ve hava saldırılarına dönüştü. ABD, İsrail’in yanında aktif rol üstlenerek İran’a karşı üç nükleer tesisini vurdu. Bu aşama, yalnızca bölgesel bir kriz olmaktan çıkıp küresel ittifakları harekete geçiren bir tetikleyici haline geldi. Bu çatışma, sadece askeri değil ekonomik dalgalanmalara da yol açtı: Küresel piyasalarda petrol fiyatları yükseldi ve ticaret yollarında belirsizlik artıyor. böylece bu savaşın sadece cephede değil, küresel ekonomi üzerinde de etkileri hissediliyor.

 Avrupa’nın Unutulmaz Sınavı: Rusya Ukrayna

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, 2025 boyunca dünya gündemini meşgul etmeye devam etti. Ukrayna’nın karşı saldırıları ve çatışmaların yoğunluğu, sahadaki dengeleri zorlamaya devam ediyor. Misyonlar yeni değil; fakat uluslararası aktörlerin karşılıklı silah ve destek akışı, bu çatışmayı sadece iki ülke meselesi olmaktan çıkarıyor.

 Asya Kıtasında Sıradanlaşan Savaşlar?

Güneydoğu Asya’da Tayland ve Kamboçya arasındaki sınır çatışmaları yeniden şiddetlendi ve on binlerce sivil yerinden edildi. Bölgesel çatışmalar ‘küçük’ görünse de, bu tip olaylar büyük güçlerin jeopolitik hesaplarında tetikleyici unsurlar olarak duruyor.

 Tüm Dünya Birleşik Cephesi mi?

Bugün kimileri hâlâ üçüncü dünya savaşının yalnızca büyük güçlerin doğrudan çarpışmasıyla olacağını düşünüyor. Oysa gidişat, çok cepheli ve dolaylı bir savaşın zaten başladığını gösteriyor. Ukrayna’nın bir sözcüsü çok net söyledi: “3. Dünya Savaşı çoktan başladı  kimse bunu görmüyor.” Bir başka perspektiften bakıldığında, Batı ve Doğu blokları arasındaki ilişkilerin giderek daha gerilimli bir hal alması, ittifakların daha keskin hatlarla çizilmesi, dünya sistemini eski sınırlarına değil, yeni çatışma alanlarına açıyor. Büyük güçler arasında doğrudan nükleer silah kullanımı şimdilik gerçekleşmemiş olsa da, vekâlet savaşları, ekonomik ambargolar, siber operasyonlar ve diplomatik hamleler savaşın sessiz cephesi olarak ilerliyor.

 Gazetecinin Notu: Barışın Sessiz Fısıltısı

Bugün dünya, büyük bir metaforik sınavdan geçiyor: silahların patlamamasının savaşı bitirdiği anlamına gelmediği bir sınav. Çatışmalar hâlâ yerel, örgütlü ve küresel bir etki yaratan bağlantılarla birbirine bağlanmış durumda. Bu, bir “dünya savaşı senaryosu” olabilir mi? Bugünün gerçek cevabı şu: evet… ama hibrid, çok cepheli, net sınırları olmayan bir savaş. Askeri füze patlamaları değil; siyasî çatışmaların toplamı dünyayı bugün sessizce savaştırıyor. Ve dünya artık sadece silahı olanların devleti olarak değil, bilgi savaşları, ekonomik baskı ve diplomasi oyunlarıyla mücadele eden bir küresel arena haline geldi...Haber Editörü; Cem Bayram SEÇEN
Benzer Videolar