ABD İran Gerilimi: Savaşın Eşiğinde mi, Yoksa Pazarlık Masasında mı?

  Ortadoğu yine diken üstünde. Washington ile Tahran arasındaki tansiyon yükseliyor, açıklamalar sertleşiyor, askeri hareketlilik artıyor. Peki gerçekten bir savaşın eşiğinde miyiz, yoksa bu tablo yeni bir pazarlık sürecinin sert başlangıcı mı? ABD ile İran arasındaki sorun yeni değil. Nükleer program tartışmaları, yaptırımlar, bölgesel güç mücadelesi ve karşılıklı güvensizlik yıllardır birikiyor. Her kriz döneminde benzer bir senaryo yaşanıyor: Sert açıklamalar, askeri yığınak, ardından diplomasi trafiği. Bu kez fark ne? Fark, hem iç politik hesapların hem de bölgesel dengelerin daha kırılgan olması. Washington açısından mesele sadece İran’ın nükleer programı değil. İran’ın bölgede kurduğu etki ağı, ABD’nin müttefiklerini ve enerji güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. Tahran ise bunu bir “savunma hattı” olarak görüyor. Yani iki taraf da geri adımı zayıflık olarak algılıyor. Ancak gerçekçi olalım: Büyük ölçekli bir savaş, iki taraf için de ağır sonuçlar doğurur. Enerji fiyatları fırlar, küresel piyasalar sarsılır, bölge ülkeleri istemeden çatışmanın parçası olur. Böyle bir tabloyu ne ABD ekonomisi ne de yaptırımlar altında zorlanan İran rahatlıkla göğüsleyebilir. Bu yüzden bugünkü tabloyu “savaş hazırlığı” kadar “pazarlık baskısı” olarak da okumak gerekiyor. Sert söylemler çoğu zaman masada el yükseltme taktiğidir. Askeri yığınak, diplomasinin gölgesinde bir kaldıraç işlevi görür. Yine de risk yok diyemeyiz. Tarih bize şunu gösterdi: Yanlış hesaplanan bir hamle, kontrolsüz bir misilleme zinciri başlatabilir. Savaşlar bazen planlanarak değil, kazara çıkar. Sonuç olarak; evet, gerilim ciddi. Evet, risk yüksek. Ama “savaş kaçınılmaz” demek için henüz erken. Taraflar hem kaslarını gösteriyor hem de kapıları tamamen kapatmıyor. Belki de asıl soru şu: Bu kriz gerçekten bir savaşın habercisi mi, yoksa daha büyük bir anlaşmanın sancılı doğum süreci mi? Cevabı, önümüzdeki haftalarda atılacak adımlar belirleyecek. Ancak bir gerçek var: Ortadoğu’da hiçbir kriz sadece iki ülkeyi ilgilendirmez. Bu yüzden dünya, Washington ile Tahran arasındaki her cümleyi dikkatle izlemeye devam edecek. Haber Editörü; Cem Bayram SEÇEN
Benzer Videolar