Diyelim ki bir akşam İstanbul’da sahne ışıkları yanıyor. Kalabalık nefesini tutmuş, telefonlar havada… Ve sahneye Kanye West çıkıyor. Ya da kendi tercih ettiği isimle: Ye. Ama mesele şu: Biz bir konser mi izliyoruz, yoksa tek kişilik bir “kendiyle röportaj” performansı mı? Çünkü Kanye West’i izlemek, sadece müzik dinlemek değil. Aynı zamanda bir karakter çalışmasına tanık olmak. Hani bazı sanatçılar sahneye çıkar, şarkı söyler ve gider. Kanye ise sahneye çıkar… ve sahne onun etrafında dönmeye başlar.
“Ben Bir Dâhiyim” Diyen Birinin Konseri
Kanye West’in en sevdiği kişi kim?
Sorunun cevabı çok zor değil.
Kendisi.
Ama bu öyle sıradan bir özgüven değil. Bu, özgüvenin TED Talk vermeye karar vermiş hali. Öyle ki, bazen konserin ortasında “ben kimim biliyor musunuz?” hissiyle sahneye bakıyor. Seyirci de içinden “biliyoruz abi, zaten onun için geldik” diyor.
İstanbul konserinde de (varsayalım ki oldu) aynı sahne yaşanırdı:
Bir anda müzik kesilir, Kanye mikrofona yaklaşır…
Ve o meşhur iç konuşma başlar. Ama işin garip tarafı şu: Kimse sıkılmaz. Çünkü Kanye West, egosunu bile performansa dönüştürebilen nadir insanlardan biri.
Minimalizm mi, “Ben Yeterim” Sanatı mı?
Son yıllarda sahne tasarımı sade. Siyah kıyafetler, boş alan, az ışık.
İlk bakışta “sanatsal minimalizm” gibi görünüyor. Ama biraz düşününce insanın aklına şu geliyor: “Dekora gerek yok, ben varım.” Ve açıkçası… haklı gibi. Çünkü Kanye sahnede yürüdüğünde bile bir şey oluyor. Ne olduğunu tam açıklayamıyorsunuz ama oluyor. Sanki bir konser değil de modern sanat sergisi izliyorsunuz.
İstanbul Seyircisi ile İlginç Bir Kimya
İstanbul seyircisi zor seyircidir.
Kolay kolay etkilenmez.
Ama iyi olana da hakkını verir.
Kanye sahnede “Ben en iyisiyim” dediğinde,
İstanbul seyircisi muhtemelen şöyle düşünürdü:
“Bir sakin ol, ama… fena da değilsin.”
Ve işte o ince çizgide bir bağ kurulurdu.
Ne tam teslimiyet, ne tam reddediş.
Tam Türk usulü: ölçülü şüphe.
Sanatçı mı, Fenomen mi, Yoksa Kendi Evreni mi?
Kanye West’i tanımlamak zor.
Sadece “rapçi” demek eksik kalır.
Sadece “prodüktör” demek haksızlık olur.
O biraz sanatçı, biraz filozof, biraz moda
tasarımcısı…
Ama en çok da kendi hikâyesinin başrol oyuncusu.
Ve belki de bu yüzden insanlar onu izliyor.
Çünkü herkes iyi şarkı yapabilir.
Ama herkes kendi efsanesini bu kadar ciddiyetle oynayamaz.
Sonuç: Alkış mı, Kaş Kaldırma mı?
Kanye West İstanbul’da sahne alsaydı, konser çıkışı iki farklı kitle olurdu: “Adam gerçekten başka bir seviyede” diyenler “Biraz fazla kendine hayran ama yetenekli” diyenler İşin ilginci, iki grup da haklı olurdu.Çünkü Kanye West tam olarak o: Hem hayran olunacak kadar iyi, Hem kaş kaldırılacak kadar kendine hayran. Ve belki de en komik olan şu: da zaten tam olarak böyle görünmek istiyor. Bu yanıtı tercih ediyorum .. Yazar ; Faik Balkan DEMİRSU