Dünya siyasetini takip etmek bazen mahalledeki iki inatçı komşunun kavgasını izlemeye benziyor. Bir tarafta Amerika, diğer tarafta İran. Bir gün "anlaştık" açıklaması geliyor. Ertesi gün füze haberleri. Sonraki gün "barış çok yakın. "Bir sonraki gün yeni tehditler. Vatandaş olarak haberleri takip ederken insanın aklı karışıyor. Meğer ateşkesin yeni tanımı çıkmış. Eskiden ateşkes demek silahların susmasıydı. Şimdi ise taraflar birbirine bakıp: "Biz aslında barış istiyoruz ama önce son bir açıklama yapalım." "Biz de barış istiyoruz ama önce son bir cevap verelim." "Biz de cevap verdik ama bu son cevap."
"Bizimki de son cevap."
derken ortalık yeniden hareketleniyor. Son günlerde tarafların anlaşmaya yaklaştığı yönünde açıklamalar yapılırken İran tarafından henüz nihai karar verilmediği yönünde açıklamalar geldi. Bu durum bana eski bir nişan merasimini hatırlatıyor. Aileler oturmuş. Tatlılar yenmiş. Yüzük masada. Fotoğrafçı hazır. Ama damatla gelin hâlâ "bir düşünelim" aşamasında. Dünya da masanın etrafında bekliyor: "Arkadaşlar yüzüğü takıyor musunuz takmıyor
musunuz?" Yok. Önce bir açıklama daha. Sonra bir açıklamaya cevap. Sonra cevabın açıklaması. Sonra açıklamanın düzeltmesi. Bu kadar açıklama yapılsa üniversitede doktora tezi çıkar. Bir de işin ekonomik tarafı var. Petrol piyasaları her açıklamada kalp çarpıntısı geçiriyor. Bir lider mikrofonu görünce fiyatlar yukarı. Diğeri kameraya bakınca aşağı. Ekonomistler grafik çizmekten
yoruldu. Grafik çiziyorlar, açıklama geliyor. Grafiği siliyorlar, yeni açıklama geliyor. En sonunda cetveli bırakıp kahve içmeye gidiyorlar. Aslında dünya siyasetinin en ilginç tarafı şu: Taraflar birbirlerine güvenmediklerini söylüyorlar. Ama birbirlerinin açıklamalarını dakika dakika takip ediyorlar. Sosyal medyada birbirini engellemiş iki kişinin gün boyu birbirinin profilini kontrol etmesi gibi... "Görmek istemiyorum." Ama sürekli bakıyor. Bu arada dünya halkları da işine gücüne bakmaya çalışıyor. Markete gidiyor. Faturayı ödüyor. Çocuğunu okula gönderiyor. Ama bir bakıyor dünyanın öbür ucundaki açıklama cebindeki paranın değerini etkiliyor. Küreselleşme dedikleri şey biraz da bu galiba. Bir ülkede yapılan basın toplantısının yankısı başka bir ülkede manav tezgâhında hissediliyor. Sonuç olarak son haftaların özeti şu: Amerika "anlaştık" diyor. İran "henüz tam anlaşmadık" diyor. Uzmanlar "bekleyelim" diyor. Piyasalar "biz zaten gerginiz" diyor. Vatandaş ise televizyonun karşısında oturup aynı soruyu soruyor: "Arkadaşlar siz ateşkes mi yaptınız, yoksa ateşkes kelimesinin anlamı mı değişti?" Çünkü görünen o ki 21'inci yüzyılda savaş kadar
karmaşık olan tek şey, savaşın bitip bitmediğini anlamak. Yazar ; Faik Balkan DEMİRSU