“Nicea: Paradise on Earth” mottosuyla yola çıkan bilim kurgu ve gerilim filmi “Gölge Modu”, yaklaşık bir ay süren çekim maratonunu İznik’te tamamladı. Bursa’nın tarihî ve doğal mekânlarını hikâyesinin merkezine taşıyan yapım, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisini aile, iletişim ve aidiyet kavramları üzerinden sorgularken; İznik’in binlerce yıllık mirasını da beyaz perde aracılığıyla uluslararası izleyiciyle buluşturmayı hedefliyor. Bursa’yı bilim kurgu, gizem, macera ve psikolojik gerilim atmosferiyle beyaz perdeye taşımaya hazırlanan “Gölge Modu”nda çekimler tamamlandı. Yaklaşık bir ay boyunca kentin farklı noktalarında devam eden çekimlerin finali, İznik Roma Tiyatrosu ve Lefke Kapısı’nda gerçekleştirildi. İznik’in tarihî kimliğini ve doğal güzelliklerini sinemanın evrensel diliyle dünyaya tanıtmayı amaçlayan proje, “Nicea: Paradise on Earth” mottosuyla uluslararası bir vizyon ortaya koyuyor. Filmin yönetmen koltuğunu Oğuzhan Üral ve Hakan Orhan paylaşırken, Görüntü Yönetmenliğini Burak Şakar, Uygulayıcı Yapımcılığını ise Yönetmen Erkan İsa Şen üstleniyor. Projenin Hava Çekim Koordinatörlüğünü Fırat Yıldırım, Sanat Yönetmenliğini Hayrettin Ekinci yürütüyor. Yapımın ana sponsorluğunu ise iş insanı Mustafa Şahin üstleniyor.
“DİJİTAL DÜNYAYI KÖTÜLEMEDİK”
Filmin yönetmeni ve senaristi Oğuzhan Üral, projenin çıkış noktasında teknoloji karşıtlığının değil, aile ile çocuk arasındaki iletişim probleminin bulunduğunu söyledi. Üral, “Biz bu projeyle dijital dünyayı kötülemedik;
ailelerin çocuklarına karşı olan soğukluğunu beyaz perdeye aktarmak istedik. Bir anne-baba çocuğuna soğuk davrandığında, o çocuk ya kötü arkadaş çevresine ya da dijital dünyaya yöneliyor. Eskiden kötü arkadaş çevresine yöneliyorlardı ama artık dijital dünyaya yöneliyorlar. Çocuklar dijital dünyaya yöneldiğinde, insanlar oraya iyi ya da kötü ne yansıtırsa ona aldanıyorlar. Son zamanlarda okullarda yaşanan olaylar ve ismini vererek reklamını yapmak istemediğim bir oyun yüzünden ne yazık ki birçok çocuğumuzu kaybettik. Okullarda çocuklar tarafından düzenlenen silahlı saldırılar oldu. Bunları farklı yerlere çekenler olsa da asıl sebep dijital dünyadır. Biz dijital dünyayı kötü olarak değil, iyi olarak hatırlamak isteriz. Projemizde tam da bu konuya değindik: Aile çocuğuna soğuk davranırsa, çocuk dijital dünyaya yönelir. Biz bu konuya bilim kurgu ve macera da kattık ki aileler oturup hem macerayı izlesin hem de bilim kurgunun tadına varsın. Türkiye’de genelde yapılmayan bir proje oldu. Elimizden geldiğince dijital dünyanın zararlarını ve bir yandan da faydalarını anlatmaya çalıştık. Umarım anlatabilmişizdir.
Süreç kimi zaman çok iyi, kimi zaman gergin, kimi zaman da komik geçti; güldük, eğlendik, üzüldük... Ancak burada en önemli şey ekip çalışmasıydı. Gönüllü bir proje oldu ve herkes elinden gelenin kat kat fazlasını yaptı. Ekip arkadaşlarıma, oyuncularıma —yani aileme— güvenerek bu yola çıktım ve hiç pişman değilim. Yeri geldi bana kızdılar, yeri geldi sevindiler. İlk yönetmenliğim olduğu için elbette hatalarımız olmuştur ama güzel bir iş çıkardığımıza inanıyorum. İnşallah seyircilerimiz de bu projeyi sever. Tabii dijital dünyayı tamamen kötülediğimiz yanlış anlaşılmasın; onun da güzellikleri var. Örneğin bir çift bilmediği bir yemek tarifini veya farklı bir tadı internetten öğreniyor; bu internetin bir faydasıdır. Ya da İslami açıdan bakarsak, Kur’an öğrenmek isteyen açıp internetten öğreniyor. Dijital dünyanın faydaları var fakat dünya genelinde kötü niyetli insanlar da var ve bu niyetlerini dijital dünyaya aktarıyorlar. Biz çocuklarımıza, kardeşlerimize soğuk davranır, mesafe koyarsak çocuk dijital dünyaya ve onun kötü tarafına yönelir. Ama sevdiklerimize soğuk davranmaz, onlarla ilgilenirsek dijital dünyanın iyi yönlerinden faydalanırız. Bizim burada anlatmak istediğimiz dijital dünyanın kötülüğü olsa da diğer açıdan bakarsanız iyi bir yüzü de var” ifadelerini kullandı.
“HİKÂYENİN ARKASINDA DAHA BÜYÜK BİR MESELE VAR”
Filmin diğer yönetmeni Hakan Orhan ise “Gölge Modu”nun yalnızca bilim kurgu ve gerilim unsurları üzerine kurulu bir yapım olmadığını vurguladı. Orhan, “Gölge Modu, yalnızca dijital bir oyunun içine hapsolan gençlerin hikâyesini değil, günümüz ailelerine yöneltilmiş güçlü bir uyarıyı anlatıyor. Oyun bağımlısı bir grup gencin masum görünen bir uygulamayla dijital bir tuzağa sürüklenmesi ve gerçeklikle bağlarının giderek koparak başka bir boyuta geçmeleri, aslında daha büyük bir meselenin metaforu” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLAR SAVUNMASIZ KALMASIN”
Filmin Uygulayıcı Yapımcılığını üstlenen Yönetmen Erkan İsa Şen de filmin merkezindeki aile-çocuk ilişkisine dikkat çekti. Şen, “Gölge Modu filmi; ailesinde bulamadığı ilgiyi, iletişimi ve aidiyet duygusunu dijital dünyanın sunduğu sahte mutluluklarda arayan çocukların ne kadar savunmasız hâle gelebileceğine dikkat çekiyor. Çünkü bazen bir çocuğun hangi oyunu oynadığını bilmemek, onun hangi dünyanın kapısından içeri girdiğini bilmemek anlamına gelmekte. Projenin senaristi Oğuzhan Üral da bu konuya en güzel şekilde temas etti zaten” değerlendirmesinde bulundu.
“BÜYÜK BİR EMEK VE ÖZVERİYLE HAYATA GEÇİRDİK”
Görüntü Yönetmeni Burak Şakar ise yaklaşık bir ay süren set maratonunun ardından ekibin ortaya koyduğu emeğe vurgu yaptı. Şakar, “Uzun ve heyecan dolu bir set sürecinin ardından Gölge Modu filmi başarıyla final yaptı. Büyük bir emek ve özveriyle hayata geçirdiğimiz filmimiz, çok yakında beyaz perdede seyirciyle buluşacak” dedi.
“ASIL SORU ŞU: BİZ NEREDEYDİK?”
Hem sanat ekibinde görev alan hem de kamera karşısına geçen Hayrettin Ekinci, filmin toplumsal referanslarının hikâyenin önemli parçalarından biri olduğunu belirtti. Ekinci, “Geçmişte çocukları ve gençleri psikolojik olarak etkileyen, onları istismar eden veya tehlikeli davranışlara sürüklediği iddia edilen dijital oluşumların toplumda yarattığı endişe, Gölge Modu’nun güçlü referans noktalarından biri. Ancak film yalnızca oyunları suçlayan bir yerde durmuyor; asıl soruyu ailelere ve topluma yöneltiyor: Çocuklarımız ekranın arkasında kendilerine başka bir dünya kurarken biz neredeydik? Bu film, ailelere izletilecek güçlü bir sosyal mesaj niteliği de taşıyor” dedi.
“KARANLIK TUZAK BAZEN EKRANIN İÇİNDE DEĞİLDİR”
Filmin Oyuncu Koçu Gülçin Sevinç de projenin vermek istediği mesajın teknoloji korkusundan çok, aile bağlarının korunması üzerine kurulduğunu ifade etti. Sevinç, “Gölge Modu, teknolojiden korkmayı değil, çocuklarımızla aramızdaki bağı kaybetmemeyi söylüyor. Çünkü dijital dünyanın en karanlık tuzağı bazen ekranın içinde değil, çocuğun gerçek hayatta hissettiği boşlukta başlıyor” ifadelerini kullandı.
BURSA’NIN TARİHİ VE DOĞAL MEKÂNLARI BEYAZ PERDEDE
“Gölge Modu”nun dikkat çeken yönlerinden biri de Bursa’nın tarihî ve doğal dokusunun filmin görsel dünyasına doğrudan dâhil edilmesi oldu. İznik’ten İnegöl’e uzanan çekim rotası, yapımın bilim kurgu atmosferiyle bölgenin gerçek mekânlarını aynı sinema evreninde buluşturdu. Filmin teknik ve yaratıcı ekibinde Ses Direktörü Yiğit Bora Doğan, Set Dekoratörü Fadime Üral ve Kostümcü Kevser Karaduman da görev aldı. Oyuncu kadrosunda ise Esila Çelik, Cavit Bakar, Mustafa Şahin, Hayrettin Ekinci, İbrahim Metin, Kadir Akman, Gülçin Sevinç, Yaren Güneş Kaynak, Çağın Şimşek, Pelin Karagöz, Mustafa Efe Karagöz, Ömer Doruk Avcı, Kumsal Pil, Burcu Yıldız, Seher Bakar, Muhammed İmrek, Şerife Mutlu, Yasemin Dönmez ve Kadir Fidan gibi isimler yer alıyor.
GİZEMLİ UYGULAMA ONLARI OYLAT’TAN İZNİK’E TAŞIYOR
Filmin hikâyesinin merkezinde, bir grup öğrencinin telefonlarına hiçbir uyarı vermeden yüklenen “Gölge Modu” adlı gizemli uygulama bulunuyor. Silinemeyen ve kapatılamayan uygulamanın gösterdiği konumu takip eden
gençlerin yolu, Bursa’nın İnegöl ilçesindeki Oylat Mağarası’na düşüyor. Mağarada karşılaştıkları açıklanamayan bir ışığın ardından ortadan kaybolan gençler, gözlerini İznik’teki Dikilitaş çevresinde bulunan gizemli bir ormanda açıyor. ncak burası bildikleri dünyanın kurallarının geçerli olduğu sıradan bir yer değil. Zamanın akmadığı, yolların sürekli değiştiği ve gerçeklik algısının giderek bozulduğu bu dünyada telefonlar da birer iletişim aracı olmaktan çıkarak gençlerin korkularını, seçimlerini ve gerçeklik algılarını yöneten bilinmeyen bir sistemin parçasına dönüşüyor. Karşılarına çıkan her yeni seviye, gençleri yıllar önce aynı gizemin içerisinde kaybolan Deniz Yalçın vakasına biraz daha yaklaştırırken, dış dünyada aileler ve polis ekipleri kayıp gençlere ulaşabilmek için zamana karşı
mücadele veriyor. Ancak karşı karşıya oldukları şey yalnızca gizemli bir uygulama değil. Zamanı, mekânı ve insan zihnini manipüle eden görünmez sistemin ardındaki gerçek, gençleri tahmin ettiklerinden çok daha büyük bir gizemin içerisine sürüklüyor. Psikolojik gerilim, gizem, macera ve bilim kurgu unsurlarını Bursa’nın gerçek tarihî ve doğal mekânlarıyla buluşturan “Gölge Modu”, hikâyesini Roma İmparatorluğu dönemindeki İznik’e kadar taşıyan yapısıyla çok katmanlı bir sinema evreninin kapılarını aralamaya hazırlanıyor. Yaklaşık bir aylık yoğun çekim sürecini İznik’te tamamlayan “Gölge Modu”, bundan sonraki süreçte post prodüksiyon aşamasına geçecek. Yapımın çalışmaların tamamlanmasının ardından beyaz perdede seyirciyle buluşması planlanıyor. Haber ; Cem Bayram SEÇEN