Belki de bir çok Bursalının aklından geçen ama yüksek sesle sorulmayan bir soru. Bir festivalin adında
"uluslararası" yazıyorsa, bunun karşılığı nedir? Yalnızca farklı ülkelerden birkaç sanatçının programa eklenmesi mi? Yoksa dünyanın konuştuğu, farklı kıtalardan sanatçıların, orkestraların, toplulukların ve kültürlerin aynı sahnede buluşması mı? İşte tartışılması gereken nokta tam da burası.
Son açıklanan Bursa Uluslararası Festivali programında, Mustafa Keser, Özcan Deniz, Emre Altuğ, Derya Bedavacı, Fatih Erkoç gibi Türkiye'nin tanınmış sanatçılarının yanı sıra bazı yabancı isimler ve topluluklar da yer alıyor. Festival programında örneğin Bagjan Oktyabr, Musica Viva Senfoni Orkestrası, Moses Yoofee Trio gibi uluslararası sanatçılar ve topluluklar bulunuyor. Peki soru şu:Bu tablo, festivali gerçekten "uluslararası" yapmaya yeter mi?
Hafızalarımızdaki Bursa Festivali
1960'lı yıllardan itibaren Bursa Festivali yalnızca Bursa'nın değil, Türkiye'nin en prestijli kültür-sanat organizasyonlarından biri olarak anıldı. O yıllarda festival denildiğinde akla sadece pop müzik konserleri gelmezdi.Dünyanın farklı ülkelerinden bale toplulukları...Senfoni orkestraları...Opera sanatçıları...Caz müzisyenleri...Halk dansları ekipleri...Flamenko toplulukları...Klasik müziğin önemli yorumcuları...Bursa sahnesinde buluşurdu. Festival, adının hakkını veren uluslararası bir kültür buluşması olarak görülürdü.
Dünyadaki Örnekler
Edinburgh Uluslararası Festivali denildiğinde onlarca ülkeden tiyatrolar, orkestralar ve opera toplulukları akla gelir.Montreux Caz Festivali, dünyanın en önemli caz müzisyenlerini aynı sahnede buluşturur. Salzburg Festivali, klasik müzik ve operanın küresel ölçekte en saygın organizasyonlarından biridir.Bu festivalarda yerel sanatçılar da sahne alır. Ancak programın omurgasını farklı ülkelerden gelen sanatçılar ve kültürel çeşitlilik oluşturur.İşte "uluslararası" kavramı da tam burada anlam kazanır.
Yanlış Olan Yerli Sanatçı mı?
Kesinlikle hayır. Mustafa Keser, Fatih Erkoç, Özcan Deniz ya da başka bir Türk sanatçının festivalde yer alması eleştirilecek bir durum değildir.Tam tersine...Onlar Türk müziğinin önemli temsilcileridir.Asıl soru başka. Programın genel dengesi gerçekten uluslararası bir festival kimliği taşıyor mu?Yoksa ağırlık yerli konserlerde kalırken "uluslararası" ifadesi yalnızca isimde mi yaşıyor? Bu sorunun cevabını sanatseverlerin ve organizatörlerin birlikte tartışması gerekir.Bir festivalin uluslararası olması sadece yabancı pasaportlu birkaç sanatçı davet etmek değildir.Önemli olan;Dünyada tanınan sanatçıların gelmesi,Kültürler arası etkileşim oluşturulması,Yabancı basının ilgisinin çekilmesi,Farklı ülkelerden izleyicilerin festivale gelmesidir.Uluslararası kimlik biraz da şehrin dünya kültür haritasındaki görünürlüğüyle ölçülür.
Bursa Bunu Yapabilir mi?
Neden yapamasın? Yaklaşık iki bin beş yüz yıllık tarihi...UNESCO Dünya Mirası alanları,İznik,Cumalıkızık,Gölyazı,Uludağ,Osmanlı'nın ilk başkenti,Bursa, kültürel mirasıyla güçlü bir uluslararası çekim merkezidir.Bu nedenle Bursa'nın hedefi yalnızca konser düzenlemek değil; dünyanın takip ettiği bir kültür markası oluşturmak olmalıdır.
Son Söz ; Bu yazı bir sanatçıyı eleştirmek için kaleme alınmadı. Sorulan soru çok daha büyük:
"Uluslararası" kelimesini gerçekten doldurabiliyor muyuz? Belki de artık mesele isimler değil, vizyondur.Çünkü bazen bir festivali büyük yapan sahnedeki sanatçı sayısı değil, dünyanın o sahneye gösterdiği ilgidir.Bursa bunu geçmişte başardı.Neden yeniden başarmasın? Ancak bunun ilk adımı, zor soruları sormaktan çekinmemektir.Çünkü sorgulayan şehirler gelişir; gelişen şehirler ise bir gün gerçekten dünyanın buluşma noktası olur. Haber Editörü; Cem Bayram SEÇEN