11 Ocak 2026 Pazar
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın emekçileriyle bir araya geldiği programda, “Sizlerin emeği sayesinde kentimizin ve ülkemizin yarınları daha aydınlık, daha adil ve daha güvenli olacak” dedi.
Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesindeki programa, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, basın meslek kuruluşlarının yöneticileri, yerel ve ulusal medya temsilcileri katıldı.
Basın özgürlüğünün önemine vurgu yaparak konuşmasına başlayan Başkan Mustafa Bozbey, özgür, bağımsız ve güçlü bir basın olmadan şeffaf bir yönetimden ve güvenli bir toplumdan söz edilemeyeceğini söyledi. Basın kuruluşlarının; temiz yönetimin, toplumsal denetimin ve ortak aklın en önemli güvencelerinden olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Doğru, zamanında ve sorumlu biçimde yapılan her haber; toplumun sağlığına, güvenliğine ve huzuruna doğrudan katkı sunmaktadır. Ne yazık ki gazetecilik mesleği uzun süredir baskılarla, sansürlerle, erişim engelleriyle, tehditlerle ve cezalarla zayıflatılmaya çalışılmaktadır.
Haber alma hakkının önüne konan engeller; tutuklu gazeteciler, kapatılan yayınlar ve dijital mecralara getirilen kısıtlamalar, kabul edemeyeceğimiz bir tabloyu karşımıza çıkarmaktadır. Zorluklara rağmen mesleğinizi sürdürmeye gayret ediyorsunuz. Hepinize bunun için teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“ÖZGÜR BASIN, DEMOKRASİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”
Gazeteciliğin büyük bir sorumluluk gerektiren bir meslek olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Gerçekleri çarpıtmadan, algı yönetimine teslim olmadan, bilgiyi doğrulayarak yapılan habercilik, toplumun vicdanıdır. Yanlış bilgilerle yönlendirilen değil, hakikatle buluşan bir toplum hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Kamu yararını önceleyen, insan onurunu gözeten ve gerçeği merkeze alan bir basın anlayışı; demokrasiyi güçlendirir, toplumsal güveni büyütür. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak özgür ve sorumlu basını demokrasimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Şeffaf yönetim anlayışımızla, bu sorumluluğu hep birlikte büyütmeyi değerli buluyoruz” dedi.
“HER BİRİNİZ ADINA BİR FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURACAĞIZ”
Kamuoyunu bilgilendiren basın emekçileriyle bir arada olmaktan onur duyduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Basın mensuplarının emeği sayesinde ülkemizin ve kentimizin yarınları daha aydınlık, daha adil ve daha güvenli olacaktır. Basının gücü ve özgürlüğü arttıkça, toplumun umudu da büyüyecektir. Önümüzdeki günlerde Yunuseli Ağaçlandırma Alanı’nda bir araya geleceğiz. Her basın mensubu adına bir fidanı toprakla buluşturacağız. ‘Yeniden Yeşil Bursa’ hedefimize hep birlikte kararlılıkla ilerleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı olmak üzere tüm basın şehitlerini saygı ve rahmetle andığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Merdan Yanardağ nezdinde, mesleğini onurla yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm tutuklu gazetecileri de selamlıyorum. Hakikati savunmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçileriyle dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gazeteciliğin en zor mesleklerden biri olduğunu belirtti. Basın özgürlüğünün sağlanması için hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini dile getiren Öztürk, tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Özgür bir basın olmadan demokrasinin eksik kalacağını vurgulayan Kolaylı, basın emekçilerinin yanında yer alması ve programı düzenlemesi dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür ederek basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ifadesinin 1961 yılında gazetecilere ekonomik ve sosyal haklar kazandıran 212 Sayılı Yasa’nın kabul edildiği tarihten geldiğini hatırlatarak tüm basın emekçilerinin gününü kutladı. Konuşmaların ardından Başkan Bozbey ve basın mensupları, özel günün anısına pasta kesti. Basın mensupları da Başkan Bozbey’e mesleklerine verdiği değer ve düzenlediği programdan dolayı teşekkür etti. Haber ; Cem Bayram SEÇEN
Bu soru yeni değil. Ama belki de hiç bu kadar haklı sorulmamıştı. Takvimler ilerliyor, teknoloji uçuyor, veri akıyor… Peki biz? Aynı hızla insan kalabiliyor muyuz, yoksa sadece daha gelişmiş alışkanlıklar mı ediniyoruz? İnsanoğlu bugün hiç olmadığı kadar güçlü. Bir tuşla dünyaya ulaşıyor, bir cümleyle kalabalıkları etkiliyor, bir algoritmayla kaderleri değiştiriyor. Ama aynı zamanda hiç olmadığı kadar kırılgan. Bir bildirimle sevinen, bir yorumla dağılan, bir manşetle öfkelenen bir ruh hâli içindeyiz. Gücümüz arttıkça tahammülümüz azaldı.
Eskiden bilgiye ulaşmak zordu, şimdi bilgiden kaçmak zor. Her şey ortada ama hiçbir şey sindirilemiyor. Okuyoruz ama anlamıyoruz, görüyoruz ama bakmıyoruz. Hız, derinliğin önüne geçti. Hakikat, etkileşim sayısına yenildi. İnsanoğlu, gerçeği aramaktan çok haklı çıkmayı seçiyor.
Teknoloji bize zaman kazandıracaktı. Öyle denmişti. Oysa bugün en çok şikâyet ettiğimiz şey zamansızlık. Sürekli meşgulüz ama üretken değiliz. Sürekli bağlıyız ama yalnızız. Kalabalıklar içinde, kulaklıklarımızla kendi iç sesimizi bile duyamıyoruz. Bu bir ilerleme mi, yoksa kibarca paketlenmiş bir kayboluş mu?
Doğa ise bu koşuşturmayı sessizce izliyor. Ya da artık sessiz değil. Seller, yangınlar, kuraklıklar… Hepsi aynı soruyu soruyor: “Bu hız kime yetmiyor?” İnsanoğlu doğayı kontrol ettiğini sanırken, aslında onun sabrını test ediyor. Ahlak, vicdan, empati… Bunlar güncellenmeyen yazılımlar gibi geride kaldı. Yeni sürümler çıktı ama eski hatalar hâlâ duruyor. Daha çok şey biliyoruz ama daha az şey hissediyoruz. Daha çok konuşuyoruz ama daha az dinliyoruz. Belki de asıl sorun geleceğin belirsizliği değil, değerlerin belirsizliği.
Peki insanoğlu nereye gidiyor?
Belki Mars’a. Belki dijital evrenlere. Belki yapay zekâyla ortak bir geleceğe. Ama asıl mesele şu: Oraya giderken yanımıza ne alıyoruz? Merhameti mi, kibri mi? Aklı mı, hırsı mı? Çünkü gittiğimiz yerden çok, nasıl gittiğimiz belirleyecek kim olduğumuzu. İlerleme dediğimiz şey, sadece hızlanmaksa durmak gerekir.
Çünkü yönü olmayan hız, sadece savrulmadır. Ve bugün insanoğlu, pusulasını cebinde unutmuş gibi yürüyor. Belki de cevap çok basit ama zor: İnsanoğlu bir yere gitmiyor. Kendinden uzaklaşıyor. Ve asıl yolculuk, geri dönmeyi hatırladığımız gün başlayacak… Editör ; Cem Bayram SEÇEN


Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) verilerine göre özellikle yurdun iç ve batı kesimlerinde kar yağışı etkisini yitiriyor.
Meteoroloji uzmanı , kar yağışının bu akşam saatlerinden itibaren İstanbul’un Anadolu Yakası’nı terk edeceğini, yarın ise Türkiye genelinden çekileceğini belirtti. Anadolu’da kuru ayazla birlikte buzlanma ve don riskinin artacağını vurgularken, Marmara Bölgesi’nde hafta sonu hava sıcaklıklarının 8-9 derece yükselerek İstanbul’da 14-15 dereceye çıkacağını ifade etti. Önümüzdeki 5-6 gün boyunca yağış beklenmediğini aktarıldı, 7-8 Ocak’ta batı kesimlerde yağmur görülebileceğini, 12-13 Ocak’tan sonra ise Marmara’dan başlayarak yeniden kar yağışının etkili olabileceğini söyledi.

Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ile Ordu, Erzurum, Kars ve Siirt çevrelerinde kuvvetli ve yoğun kar yağışı bekleniyor. MGM, Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun yüksek kesimlerini çığ tehlikesine karşı uyardı. Hava sıcaklıkları batı kesimlerde nispeten artacak. Ancak iç ve doğu bölgelerde dondurucu soğuklar devam edecek. Hava sıcaklıkları bugün Niğde’de eksi 18, Kayseri’de eksi 16, Yozgat’ta eksi 15 derecelere kadar düşecek.
Akdeniz, Orta Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ile Marmara’da saatteki hızı 60 kilometreyi bulan kuvvetli fırtına bekleniyor. MGM, vatandaşları çatı uçması, ağaç devrilmesi, soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenme olaylarına karşı uyardı.
Aşırı soğuklar hafta sonu da etkisini sürdürecek. Pazartesiden itibaren batı kesimlere ise yağmur geliyor. Doğu illerinde dondurucu soğuklar hafta sonu ve yeni haftanın başında da etkili olacak. Haber; Cem Bayram SEÇEN

kentinde Rusya’ya ait iki balistik füzenin bir konut binasına isabet etmesi sonrası olay yerine itfaiye, polis ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Saldırıda 20’den fazla kişinin yaralandığı bildirildi. Haber; Cem Bayram SEÇEN

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’li siyasetçilerin “İran halkını kurtarma” iddiasıyla yürüttüğü politikalara işaret ederek, “ABD’li siyasetçilerin İran halkını kurtarma iddiasıyla yürüttükleri politikalara kısaca bakmak bile, ABD’nin İran halkıyla ne ölçüde dayanışma içinde olduğunu göstermeye yeterlidir. Bu tablo, 1953 yılında Muhammed Musaddık’a yönelik darbenin finansman ve destek sağlanarak organize edilmesinden, 1988’de İran’a ait bir yolcu uçağının Basra Körfezi semalarında vurulması sonucu kadınlar ve masum çocukların hayatını kaybetmesine, İran’a karşı yürütülen 8 yıllık savaşta (İran-Irak savaşı) Saddam Hüseyin’e verilen kapsamlı destekten, İsrail rejimiyle iş birliği içinde İranlılara yönelik suikast ve saldırılara, 2025 yılının haziran ayında İran’ın altyapılarını hedef alan saldırılara ve tarihin en ağır yaptırımları olarak nitelendirilen yaptırımlara kadar uzanmaktadır” dedi.
Bekayi, açıklamasının devamında ABD’nin İran’a yönelik tutumunu eleştirerek, “Bugün ise, uluslararası hukukun en temel ilkeleri açıkça ihlal edilerek, İranlılara duyulan sözde şefkat gerekçe gösterilmekte ve İran’a yönelik saldırı tehdidinde bulunulmaktadır. İranlılar, sorunlarını çözmek için kendi aralarında diyalog ve etkileşim yolunu benimserken, hiçbir şekilde dış müdahaleye izin vermeyeceklerdir” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki protestolara ilişkin sosyal medya platformu Truth Social’dan yaptığı açıklamada, “İran, her zamanki gibi barışçıl protestocuları vurup şiddetle öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır. Silahlarımız hazır, ateş etmeye hazırız” sözlerini kullanmıştı… Haber ; Cem Bayram SEÇEN