DOLAR 49,17810,08%
EURO 55,40210,40%
ALTIN 6.597,380,85
BITCOIN 0%
Bursa
20°

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

yonetimix

yonetimix

05 Ekim 2026 Pazartesi

Gençler arasında ‘seks resesyonu’ tespit edildi sebep ‘para bulamamak mı ?

Gençler arasında ‘seks resesyonu’ tespit edildi sebep ‘para bulamamak mı ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeni bir anket, gençlerin önemli bir bölümünün oldukça düşük düzeyde cinsel aktivite bildirdiğini gösteriyor.

Son yıllarda özellikle Z kuşağı arasında bir “seks resesyonu” yaşandığı iddiası sık sık gündeme gelirken, ABD’de yapılan yeni bir araştırma genç yetişkinlerin cinsel yaşamlarına, flört alışkanlıklarına ve ilişkilerine ışık tuttu. Indiana Üniversitesi bünyesindeki Kinsey Enstitüsü öncülüğünde, Playboy ve Julie’nin finan sman ve desteğiyle gerçekleştirilen araştırmaya ABD’de yaşayan 18 ila 29 yaşındaki 2 bin 373 yetişkin katıldı. Anketin sonuçları, gençlerin önemli bir bölümünün oldukça düşük düzeyde cinsel aktivite bildirdiğini gösterdi. Katılımcıların yüzde 29’u son üç ay içinde hiç cinsel partneri olmadığını söylerken, yüzde 19’u hayatları boyunca hiç cinsel partnerlerinin olmadığını belirtti. Araştırmacılar bunun Z kuşağında bir “seks resesyonu” yaşandığı fikrini destekleyebileceğini düşünüyor. Ancak çalışma yalnızca belirli bir dönemde ABD’deki genç yetişkinleri incelediği ve geçmiş yıllarda aynı yöntemle yapılmış doğrudan karşılaştırılabilir bir araştırma sunmadığı için, sonuçlar tek başına gençlerin önceki kuşaklardan daha az seks yaptığını kanıtlamıyor.

Para sıkıntısı flört hayatını da etkiliyor

Araştırma, gençlerin cinsel ve romantik ilişkilerindeki değişimin arkasında ekonomik koşulların da bulunabileceğine işaret ediyor. Artan yaşam maliyetleri ve gençlerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanmakta yaşadığı zorluklar, flört etmek ve ilişki sürdürmek için gerekli koşulları da etkileyebiliyor. Ankete katılanların yüzde 43’ü maddi kaygıların flört etmeyi ve ilişkilerini sürdürmeyi zorlaştırdığın söyledi. Yüzde 37’si ise finansal sorunlardan kaynaklanan stresin cinsel hayatlarını olumsuz etkilediğini bildirdi. Ekonomik koşulların gençlerin ebeveynleriyle daha uzun süre yaşamalarına veya aile evine geri dönmelerine yol açması da mahremiyet ve romantik ilişki imkanlarını sınırlandırabilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de düşük cinsel aktivitenin düşük cinsel istekle açıklanamaması. Katılımcılar genel olarak cinsel isteklerini orta veya yüksek düzeyde tanımladı. Buna karşın yalnızca yüzde 18’i cinsel hayatından memnun olmadığını söyledi. Bu sonuç, düzenli cinsel ilişkinin genç yetişkinlerin cinsel veya genel durumunda geçmişte düşünüldüğü kadar merkezi bir rol oynamıyor olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Araştırmaya göre bunun olası açıklamalarından biri, Z kuşağının yakınlık ve bağlantı ihtiyacını farklı yollarla karşılıyor olması. Dijital iletişimin giderek daha fazla hayatın parçası haline gelmesi, mesajlaşmadan çevrimiçi cinsel deneyimlere kadar kişiler arası yakınlık için yeni imkanlar yaratıyor. Üretken yapay zekanın yaygınlaşmasıyla buna sohbet botları ve sanal avatarlarla kurulan ilişkiler de eklenmiş durumda. Araştırmacılar açısından bu durum, fiziksel yakınlığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmese de insanların yakınlık ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri seçeneklerin çeşitlendiğine işaret ediyor olabilir.

Prezervatif kullanımı düşük

Araştırma gençlerin cinsel sağlık davranışları açısından da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Cinsel olarak aktif katılımcıların yalnızca yüzde 35’i prezervatif kullandığını bildirdi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri ise cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE) için hayatlarında hiç test yaptırmadığını söyledi. Cinsel aktivitenin azalması bu nedenle tek başına daha güvenli bir cinsel yaşam anlamına gelmiyor.

Sonuçlar bütün Z kuşağına genellenebilir mi?

Araştırmanın önemli sınırlılıkları da var. Kinsey Enstitüsü, farklı demografik gruplardan katılımcıların araştırmada temsil edilmesini sağlamak amacıyla kota temelli örnekleme yönteminin kullanıldığını belirtiyor. Buna rağmen 2 bin 373 kişilik örneklemin ABD’deki tüm 18-29 yaş grubunu ne ölçüde temsil ettiği konusunda belirsizlikler mevcut.Daha önemlisi, araştırmada aynı yöntemle geçmiş yıllarda toplanmış ve mevcut sonuçlarla doğrudan karşılaştırılabilecek tarihsel bir veri seti yer almıyor. Dolayısıyla araştırma, genç yetişkinlerin önemli bir bölümünün günümüzde az seks yaptığını gösterse de Z kuşağının önceki kuşaklardan kesin olarak daha az seks yaptığı sonucuna tek başına ulaşmak mümkün değil. Bulgular yine de ekonomik koşulların, dijitalleşmenin ve değişen ilişki biçimlerinin gençlerin cinsel yaşamını nasıl dönüştürdüğüne ilişkin yeni sorular ortaya koyuyor…  Haber ; Cem Bayram SEÇEN

Devamını Oku

Bilim adamları beynin yeni bilgileri mevcut anılara nasıl eklediğini keşfetti

Bilim adamları beynin yeni bilgileri mevcut anılara nasıl eklediğini keşfetti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üç İspanyol kurumunun yürüttüğü bir araştırma, hipokampustaki belirli nöronların, olaylarla ilgili yeni bilgiler depolanırken mevcut anıları koruduğunu ortaya koyuyor.

Mahallenizdeki bir inşaatı hayal edin. İnsan beyni bu süreçle ilgili üç aşamayı ayrı ayrı hatırlayabiliyor: tadilat öncesindeki ilk hali, devam eden çalışma ve tamamlandığında ortaya çıkan nihai sonuç. Peki, üç anıyı birbirine karıştırmadan bunu nasıl başarıyor? İspanya Ulusal Araştırma Konseyi (CSIC) ve Miguel Hernández Üniversitesi tarafından işletilen bir kamu araştırma merkezi olan Sinirbilimleri Enstitüsü, PLOS Biology dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada bu nörolojik mekanizmayı belirlediğine inanıyor. Enstitünün Sinir Ağı Plastisitesi Laboratuvarı’ndaki ekip, beynin yeni anıların oluşturulmasında görev alan hipokampusun bir bölgesi olan dentat girusu kullandığını belirtiyor. Burada bulunan belirli bir nöron türü, yeni deneyimlerin hafızaya dahil edilmesine yardımcı olmak için diğer hücrelerin faaliyetini baskılıyor.Bunu göstermek için ekip, bu baskılama sürecini artırıp azaltarak fareler üzerinde deneyler yaptı. Çalışmanın eş lideri ve IN C SIC-UMH’deki bu araştırma hattının sorumlusu Encarni Marcos, “Baskılama düzeyleri alışılmışın altına indiğinde, davranışları hafızanın daha iyi geri çağrılması ve daha ayrıntılı hatırlanmasıyla daha uyumlu hale geliyordu” diye konuştu. Ancak mümkün olduğunca fazla bilgiyi korumak için tek ve değişmez, diğerlerinden daha iyi ya da daha kötü bir baskılama düzeyi yok. Ekip tarafından kullanılan hesaplamalı model, hafıza yükü az olduğunda daha düşük inhibitör etkinliğin avantaj sağladığını, ancak bilgi miktarı belirgin biçimde arttığında bunun geçerli olmadığını ortaya koydu. Çalışma, anıların türüne bağlı olarak hipokampın dişli girusunun yeni girdilerin eklenmesini kolaylaştırabileceğini ya da tam tersine, mevcut anıyı yeni uyaranlara karşı daha sağlam tutabileceğini öne sürüyor; bu, bağlamsal öneme ve ekibin “görev talepleri” olarak tanımladığı faktörlere bağlı. Marcos, “Bu sonuçlardan çıkardığımız yorum, işleyiş biçimini dinamik olarak ayarlayan ve baskılamayı kullanan bir mekanizmanın var olduğu” şeklinde açıklıyor. Haber ; Cem Bayram SEÇEN

Devamını Oku

Karadeniz’de ‘Türk gemisine’ drone saldırısı ölü ve yaralılar var !

Karadeniz’de ‘Türk gemisine’ drone saldırısı ölü ve yaralılar var !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Romanya medyasına göre tahıl taşıyan Türk gemisi drone saldırısı sonrası alev aldı. Batan gemide bulunan 11 kişinin yaralandığı, 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Romanya açıklarında bir Türk yük gemisinin drone tarafından vurulmasının ardından çıkan yangın, geminin batmasına neden oldu. Olayda iki mürettebat hayatını kaybetti, 11 kişi kurtarıldı. Romanya makamlarına göre Royad Mammadov adlı, 139 metre uzunluğundaki gemi, ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde, Sfântu Gheorghe’nin yaklaşık 30 deniz mili açığında bulunuyordu. Geminin tahıl taşıdığı ve Ukrayna’nın İzmail Limanı’ndan İtalya’ya doğru ilerlediği bildirildi. Romanya Denizcilik Otoritesi Sözcüsü Irina Puscasu, kurtarılanlardan üçünün yaralandığını, sekizinin durumunun iyi olduğunu açıkladı. Yaralılar helikopterle hastaneye kaldırıldı. Saldırının, Romanya’nın Karadeniz’deki Pescăruş petrol ve gaz platformu yakınlarında gerçekleştiği bildirildi. Romanya kaynakları geminin drone tarafından vurulduğunu aktarırken, saldırının sorumlusu konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Karadeniz, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle son dönemde drone saldırılarının giderek arttığı bir bölge haline geldi. Türkiye de Karadeniz’deki gemilere yönelik saldırılardan daha önce endişe duyduğunu açıklamıştı. Son aylarda Karadeniz’de savaşla bağlantılı bulunan enkaz ve patlayıcı unsurların sayısında da ciddi artış yaşandı. Denizcilik risk danışmanlığı şirketi Ambrey, bu unsurların özellikle Romanya, Bulgaristan ve Türkiye sularında yoğunlaştığını bildirdi. Ağustos ayında Romanya’ya ait bir F-16, Karadeniz’deki bir doğal gaz projesinin yakınında tespit edilen bir deniz dronunu imha etmişti. Haziran ayında ise bir Ukrayna deniz dronu, Romanya’nın Köstence Limanı’nda patlamıştı. Haber ; Cem Bayram SEÇEN

 

 

 

 

Devamını Oku

AB, Rusya’daki Veba Salgınını Yakından Takip Ediyoruz

AB, Rusya’daki Veba Salgınını Yakından Takip Ediyoruz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya’da bir laboratuvar çalışanının ölümü sonrası ortaya çıktığı düşünülen veba salgınının seyrini Brüksel ve Washington yakından izliyor.

Avrupa Komisyonu, Rusya’nın Sibirya bölgesinde bildirilen şüpheli pmömonik veba (akciğer vebası/zatürre vebası) salgınını “çok yakından” izlediğini ve gerekmesi durumunda üye ülkeler arasında müdahaleyi koordine etmeye hazır olduğunu açıkladı. Olay, İrkutsk Veba Araştırma Enstitüsü’nde çalışan bir laboratuvar görevlisinin 2 Ekim’de hayatını kaybetmesinin ardından ortaya çıktı. Çalışanın, veba etkenini içeren bir deney tüpünü kırdığı öne sürüldü. Ölüm nedeni ise “etiyolojisi bilinmeyen zatürre” olarak kayıtlara geçti. Olayın ardından bölgede ihtiyati önlemler alındı. Laboratuvar çalışanıyla temas ettiği belirtilen yaklaşık 200 kişi sıkı tıbbi gözetim altına alındı. Rus yetkililer şu ana kadar bir veba salgınının varlığını doğrulamaktan kaçındı, ancak haberler dünya genelinde endişeyi artırdı. Avrupa Komisyonu’ndan bir sözcü pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Rusya’daki laboratuvar olayıyla ilgili, görünüşe göre vebaya yol açan bir patojeni içeren haberlerden haberdarız,” dedi. Sözcü, “Halk sağlığı bizim için her zaman bir öncelik. Bu nedenle Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’ndeki uzmanlarımızla temas halindeyiz,” ifadelerini kullandı. Neler olup bittiğini çok yakından izliyoruz.” Akciğer vebası, “Yersinia pestis” bakterisinin neden olduğu ve yakın temas sırasında enfekte solunum damlacıkları yoluyla bulaşan, hızla ilerleyen bir akciğer enfeksiyonu. Hastalığın ölüm oranı yüksek ama modern

antibiyotiklerle etkili biçimde tedavi edilebiliyor. Komisyon sözcüsü, COVID-19 pandemisinin ardından “olası pandemilere karşı çok daha hazırlıklı olunduğunu” belirterek ülkelerin ellerinde antibiyotik stokları bulunduğuna dikkat çekti. Komisyon, Rus yetkililerden güncel bilgi almak için Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) başvuruyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin başlamasından bu yana Rus yetkililer ile Avrupalı mevkidaşları arasındaki temaslar ciddi ölçüde kısıtlanmış durumda. Avrupa Komisyonu şimdilik konuya özel bir toplantı düzenlemeyi veya acil durum önlemleri almayı planlamıyor. Brüksel’in yaklaşımı Washington’ın tutumuyla benzerlik gösteriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı da durumu “yakından” izlediğini açıklayarak Moskova’ya “doğru” bilgileri “hızlı ve açık bir şekilde” paylaşma çağrısında bulundu. Avrupa Komisyonu da bilgilerin “zamanında ve şeffaf biçimde paylaşılması” gerektiğini vurguladı. Avrupa’da 50 yılı aşkın süredir veba vakası görülmedi. Haber ; Cem Bayram SEÇEN

Devamını Oku

Netanyahu’nun Erdoğan’a sözlerine Ankara’dan tepki: ‘Hadsiz ve alçak’

Netanyahu’nun Erdoğan’a sözlerine Ankara’dan tepki: ‘Hadsiz ve alçak’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BM kürsüsünden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ‘tiran’ diye nitelendiren Netanyahu, Türkiye’yi Hamas liderlerine ev sahipliği yapmakla suçladı. İletişim Başkanı Duran sözleri ‘hadsiz ve alçak’ olarak tanımlarken, AK Parti Sözcüsü Çelik, Netanyahu’yu soykırımla suçladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözlerine Türkiye’den tepki geldi. Netanyahu, Türkiye’yi “Yahudi karşıtı yalanlar” yaymakla suçladı ve Erdoğan’ı “tiran” diye nitelendirdi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, açıklamaları “hadsiz ve alçak” olarak tanımlarken, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Netanyahu’yu sert sözlerle eleştirdi. Konuşma sırasında çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk etti. Bazı delegeler Netanyahu’yu yuhalayarak protesto etti. İletişim Başkanı Duran, Netanyahu’nun BM kürsüsünü Türkiye ve Erdoğan’a yönelik “mesnetsiz suçlamalar” için kullandığını belirtti. Duran, “Hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkarılmış soykırımcı Netanyahu’nun BM kürsüsünü Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz suçlamalar için kullanması, Birleşmiş Milletlerin temsil ettiği barış, hukuk ve diyalog idealleriyle bağdaşmamaktadır,” dedi. Netanyahu’nun ifadelerini “hadsiz ve alçak” olarak nitelendiren Duran, “Bu sözler Gazze’de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hale getiremez. Bu durum, uluslararası toplum tarafından da görülmektedir ve Netanyahu hiç olmadığı kadar izole hale gelmiştir,” açıklamasında bulundu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise CNN Türk yayınında, “Bu sözleri söyleyen kişi bir katil, soykırımcı bir kişi. Bu suçu işlemekle kalmıyor, soykırım suçu işlediğini defalarca anlatıyor,” diye konuştu.

Netanyahu, Erdoğan hakkında ne söyledi?

Netanyahu, konuşmasında Türkiye’ye ile ilgili olarak, “Yahudi karşıtı yalanları geniş çapta yayan bir diğer ülke de Türkiye. Erdoğan bir tiran. Aynı zamanda Hamas’ın terör liderlerine de ev sahipliği yapıyor,” dedi. Erdoğan’ı binlerce Kürt sivili öldürmekle, Ermeni soykırımını inkâr etmekle, gazetecileri ve muhalefet liderlerini hapse atmakla suçlayan Netanyahu, tutuklamalar konusunda, “Aslında sanırım bu konuda dünya rekoru onda. Buna karar vermek kolay değil. Ama bence bir numara,” ifadelerini kullandı. Netanyahu ayrıca Erdoğan’ı Kıbrıs’ın kuzeyini “yasa dışı biçimde işgal etmekle” ve NATO üyesi Yunanistan’a karşı düzenli olarak ihlallerde bulunmakla suçladı. Erdoğan’ın “şimdi de Suriye’yi ele geçirmek istediğini” öne süren Netanyahu, Erdoğan’ın neredeyse her gün İsrail’in yok edilmesi çağrısında bulunduğunu ve Kudüs’ün yöneticisi olacağını söylediğini iddia eden Netanyahu, şöyle devam etti: “Hayır efendim, olmayacaksınız. Burası bizim ülkemiz, bizim şehrimiz, bizim ebedi başkentimiz.”

Delegeler salonu terk etti

Netanyahu’nun konuşması sırasında dünyanın farklı bölgelerinden gelen onlarca temsilci Genel Kurul salonundan ayrıldı. Bazı delegeler yuhalayarak tepki gösterirken, Netanyahu’nun beraberindeki heyet ayağa kalkarak alkışladı. Oturum başkanı salonda düzeni sağlamaya çalıştı. Netanyahu, salonu terk edenlere yönelik, “Bu salonu henüz terk etmemiş başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi bunu yapsınlar,” dedi. Konuşmasında New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’yi de hedef alan Netanyahu, Mamdani’yi “antisemitik” olmakla suçladı. Netanyahu, “Bu şehrin belediye başkanı seçildiğinizden beri pek çok Yahudi artık kendini güvende hissetmiyor,” iddiasında bulundu. Mamdani ise Netanyahu’nun sözlerine, “Netanyahu konuşmasını, Filistinlilere yönelik soykırımını aklama amacı taşıyan asılsız yalanları tekrarlamak için kullandı,” yanıtını verdi.

Erdoğan İsrail’i hedef aldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı hitapta İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonlarını sert bir dille eleştirerek yaşananları devlet terörü olarak nitelendirmişti. Filistin Direniş Hareketi’nin barış planını kabul etmesine rağmen İsrail hükümetinin işgali durdurmaya yanaşmadığını belirten Erdoğan, “Yalnızca Gazze’de son 3 yılda, çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu” diyerek bölgedeki durumu “Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır” sözleriyle tanımlamıştı. İsrail hükümetine yönelik eleştirilerinde “Karşımızda; öldürmeye doyamayan, soykırımcı bir zihniyet var” ifadelerini kullanan Erdoğan, uluslararası topluma somut adım atma çağrısında bulunmuştu. “Batı Şeria’da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs’te, Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişimi engelleniyor” diyen Erdoğan, üye ülkelere “Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum” şeklinde seslenmişti.

İngiltere ve Fransa’ya sömürgecilik eleştirisi

Netanyahu’nun hedefinde İsrail’e yönelik eleştirilerini artıran İngiltere ve Fransa da vardı. İki ülke, işgal altındaki Batı Şeria’da üretilen İsrail ürünlerine yönelik sınırlı yaptırımlar uygulamıştı. İngiltere ve Fransa’nın sömürgecilik geçmişine atıfta bulunan Netanyahu, “İsrail’i, o küçücük İsrail’i sömürgecilikle suçluyorlar; hem de ne sömürgecilik… Peki bizi kim suçluyor? Aralarında İngiltere ve Fransa’daki insanlar da var. Allah aşkına, bu terimi icat eden bizzat kendileriydi,” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen yılki BM Genel Kurulu’nda Batılı ülkelerin Filistin devletini tanıma girişimine öncülük etmesi de iki lider arasındaki ilişkileri germişti. İran’ı ise “katil bir diktatörlük” olarak nitelendiren Netanyahu, İsrail ve ABD’nin yaklaşık yedi aydır sürdürdüğü saldırıların Tahran’ın nükleer silah geliştirme kapasitesini durdurduğunu savundu. Netanyahu konuşması sırasında, İsrail istihbaratının Hizbullah üyelerine gönderilmeden önce patlayıcı yerleştirdiği iddia edilen cihazlara benzeyen bir çağrı cihazını da havaya kaldırdı. Söz konusu cihazların patlatılması, Hizbullah üyelerinin yanı sıra çevredeki sivillerin de ağır yaralanmasına yol açmıştı. Haber ; Cem Bayram SEÇEN

Devamını Oku