26 Temmuz 2026 Pazar
A Milli Kadın Voleybol Takımımız, Milletler Ligi (VNL) finalinde Brezilya ile şampiyonluk mücadelesi verdi. Müthiş bir oyun ortaya koyan Filenin Sultanları, rakibini 3-1 yenerek kupaya ulaştı. A Milli Kadın Voleybol Takımımız, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi (VNL) finalinde Brezilya’yı 3-1 mağlup etti 2. kez altın madalyanın sahibi oldu.
Millilerimiz, geçtiğimiz yıl elde ettiği tarihi zaferi bir kez daha tekrarlayarak müthiş bir başarıya imza attı. A Milli Kadın Voleybol Takımımız, ABD’nin Teksas eyaletindeki Arlington kentinde düzenlenen 2023 FIVB Milletler Ligi finalinde Çin’i 3-1 mağlup ederek tarihinde ilk kez bu büyük kupayı müzesine götürmeyi başarmıştı.
Gizem Örge, “Çok zor bir maç oldu!
Brezilya’yı da tebrik ediyoruz. Harika bir final maçı oldu. Dizimde büyük bir ağrı ile oynadım ama bu takıma çaba sarf eden herkese teşekkürler. Harika bir iş çıkardık. Çok mutluyum. Sonuna kadar mücadele ettik, bu kupayı bir kez daha evimize götürmek istedik ve başardık. Çok zor maçtı, kalbi bizimle atan herkese teşekkürler. Kupayla eve dönüyoruz.” dedi. A Milli Kadın Voleybol Takımı, başantrenör Daniele Santarelli yönetiminde yükselişini sürdürüyor. 2023 yılında göreve başlayan İtalyan başantrenör, Türkiye ile üçüncü altın madalyasını kazandı. 2023’ün ardından 2026’da da VNL şampiyonluğu yaşayan Santarelli, yine 2023 yılında milli
takımla Avrupa şampiyonluğu elde etti. 2025 Dünya Şampiyonası’nda da Türkiye ile gümüş madalya kazanan Santarelli, milli takımla toplam madalya sayısını 4’e çıkardı. Haber; Cem Bayram SEÇEN
Bursa, Uluslararası Bursa Festivali kapsamında Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alan Derya Bedavacı’nın performansıyla adeta büyülendi. Sanatçının özgün besteleri ve etkileyici sahne şovu, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından bu yıl 64’üncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Festivali, kentin kültür sanat iklimini zenginleştirmeye devam ediyor. Festival etkinlik takviminin 3’üncü
programında sevilen sanatçı Derya Bedavacı, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda sevenleri ile buluştu. Başarılı sanatçı Derya Bedavacı, etkileyici performansıyla Açıkhava’yı dolduran binlerce müziksevere duygu dolu ve coşkulu anlar yaşattı. Sevilen eserleri ile büyük beğeni toplayan Derya Bedavacı’nın şarkılarına vatandaşlar hep bir ağızdan eşlik etti. Yoğun ilgi gören konserde sanatçı, güçlü performansı ve sahne enerjisiyle izleyicilerden uzun süre alkış aldı. Konserin sonunda sanatçı Derya Bedavacı’ya gecenin anısına BKSTV Başkan Vekili Nilüfer Çevikel, BKSTV Yönetim Kurulu Üyesi Berk Vardar ve Genel Sekreter Gencer
Uçar çiçek takdim etti. Uluslararası Bursa Festivali kapsamında Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alan sanatçı Derya Bedavacı, özgün besteleri ve etkileyici performansıyla Bursalı müzikseverlerin hafızalarından silinmeyecek muhteşem bir geceye imza attı. Haber ; Cem Bayram SEÇEN
Türkiye’nin en uzun soluklu kültür sanat organizasyonları arasında yer alan Uluslararası Bursa Festivali’nin 64’üncüsü, dünyaca ünlü Türk Tenor Murat Karahan’ın Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası (BBDSO) ve konuk soprano Teona Dvali ile sahne aldığı büyüleyici konserle başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından bu yıl 64’üncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Festivali’nin açılışında, dünyaca ünlü Tenor Murat Karahan, BBDSO ve konuk Soprano Teona Dvali sahne aldı. Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konsere sanatseverler yoğun ilgi gösterdi. Festival açılışına Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra BKSTV Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sanatsever katıldı.
“HERKESİN HAYATINA NEŞE VE İLHAM KATACAK”
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, festival açılışındaki konuşmasında Bursa Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nun tam 64 yıldır müziğe, sanata ve kültür mirasına ev sahipliği yapmaya devam ettiğini söyledi. Festivalin Bursalıları aynı şarkılarda, aynı duygularda bir araya getirdiğini belirten Başkan Vekili Biba, gençleri, çocukları ve aileleri festivalin açılışında görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Sanatla büyüyen, müzikle beslenen nesillerin, hoşgörünün, barışın ve köklü mirasın taşıyıcısı olacağını dile getiren Başkan Vekili Biba, “Festivalimiz boyunca gerçekleştireceğimiz her etkinlik, herkesin hayatına bir nebze olsun neşe ve ilham katmak içindir. 10 Ağustos’a kadar birbirinden değerli sanatçıları Bursa’mızda misafir edeceğiz. Aynı zamanda tiyatro oyunlarıyla da sanatseverlerle buluşacağız.” dedi.
“BÜYÜLEYİCİ PERFORMANS KULAKLARIN PASINI SİLDİ”
Bursa’nın gururu olan Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın eşsiz tınılarını dinleyerek festival coşkusunun başlayacağını vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Dünyaca ünlü tenorumuz Murat Karahan ve konuk Soprano Teona Dvali’nin büyüleyici performanslarıyla kulaklarımızın pası silinecek. Festivalimizin hayata geçmesinde emeği olan BKSTV’nin Başkanı Zekeriya Birkan ve yönetimi başta olmak üzere ana sponsorumuz Uludağ İçecek ile tüm sponsorlarımıza ve festivalimize değer katan Bursalılara gönülden teşekkür ediyorum. Uluslararası Bursa Festivali’mizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.” diye konuştu.
BURSA’NIN KÜLTÜR SANAT VİZYONUNUN YANSIMASI
BKSTV Başkanı Zekeriya Birkan ise açılıştaki konuşmasında “Yarım asrı çoktan aşan geçmişiyle Bursa Festivali, kentimizin kültür ve sanat hayatının en köklü değerlerinden biridir. Kuşakları sanatın evrensel diliyle buluşturan bu büyük organizasyon, Bursa’nın kültür ve sanat vizyonunun en güçlü yansımalarından biri olmayı sürdürüyor. Her yıl dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları ve binlerce sanatseveri aynı heyecan etrafında buluşturan festivalimiz, kentimizin uluslararası kimliğine de önemli katkılar sağlıyor. Her yıl bu festivalin hayata geçirilmesini mümkün kılan en büyük destekçimiz Bursa Büyükşehir Belediyemize ve Başkanımız Şahin Biba’ya şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu gecenin ve 64. Uluslararası Bursa Festivali’mizin ana sponsoru Uludağ İçecek, başta olmak üzere, tüm sponsorlarımıza, iş birliği yaptığımız kurum ve kuruluşlara, sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı adına gönülden teşekkür ediyorum.” diyerek Bursalıları festival coşkusuna ortak olmaya çağırdı.BKSTV
Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, festival ana sponsoru Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’a günün anısına çiçek takdim etti.
MÜZİKSEVERLER UNUTULMAZ BİR GECE YAŞADI
Konuşmaların ardından Şef İbrahim Yazıcı yönetimindeki BBDSO sahne aldı. Türkiye’nin uluslararası arenada adından sıkça söz ettiren tenorlarından Murat Karahan’ın ve konuk soprano Teona Dvali’nin de eşlik ettiği konserde, klasik müzik tutkunları büyüleyici bir yolculuğa çıktı. Dünya klasikleri, seçkin aryalar ve romantik eserlerden oluşan özel bir repertuvarın seslendirildiği konserde, Dvali’nin zarafeti ve güçlü vokali ile Karahan’ın etkileyici sesi, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Güçlü sesleri ve senfonik tınılarıyla Bursa’nın kültürel atmosferine değer katan Murat Karahan, Teona Dvali, orkestra şefi İbrahim Yazıcı ve orkestra sanatçıları, konser sonunda uzun süre ayakta alkışlandı.
FESTİVAL COŞKUSU 10 AĞUSTOS’A KADAR SÜRECEK
Uluslararası Bursa Festivali, 10 Ağustos tarihine kadar birbirinden değerli sanatçı ve grupları Bursa’da ağırlayacak. Festival kapsamında 21 gün boyunca toplam 14 etkinlik düzenlenecek. Festival kapsamında Bagjan Oktyabr, Derya Bedavacı, Elif Sanchez ve Dilek Türkan, Poizi, Selçuk Balcı-Koliva, Emre Altuğ, Fatih Erkoç, Senfoni Orkestrası eşliğinde Fettah Can, Aslı Hünel, Mustafa Keser ve Özcan Deniz Bursalı sanatseverlerle buluşacak. Moliere’nin klasik eseri ‘Cimri’ de tiyatro severlerle buluşurken, çocuklara yönelik hazırlanan ‘Efsane Dinozorlar’ adlı oyun da festival kapsamında sahnelenecek. Festival, 10 Ağustos’ta Özcan Deniz konseriyle sona erecek. Haber; Cem Bayram SEÇEN
Siyaset gündemi hızlı değişiyor. Ekonomi her gün yeni bir tartışma üretiyor.Dünya yeni krizlere hazırlanıyor. Ancak bütün bu gürültünün arasında kitaplar sessizce görevini yapmaya devam ediyor: düşündürmek, sorgulatmak ve ufuk açmak. Bu hafta dünya yayıncılık piyasasında dikkat çeken eserler arasında roman, tarih, teknoloji ve insan hikâyelerini merkezine alan çalışmalar öne çıkıyor. Eleştirmenlerin ve okuyucuların dikkatini çeken bazı eserler şimdiden yılın en çok konuşulacak kitapları arasında gösteriliyor.
Pulitzer ödüllü yazar Colson Whitehead’in yeni romanı Cool Machine, 1980’lerin New York’unu merkezine alan güçlü bir anlatı sunuyor. Edebiyat çevreleri tarafından ayın en
önemli yayınlarından biri olarak gösterilen eser, suç, toplum ve değişen şehir kültürü üzerine düşündürücü bir hikâye anlatıyor.
Emily Giffin’in yeni kitabı Love You More, geçmiş ile bugün arasında sıkışan insanların hikâyesini anlatıyor. Roman, ilişkiler, seçimler ve ikinci şanslar üzerine kurulu. Çıkışının ardından satış listelerinde üst sıralara yükselmesi dikkat çekti. Yorum: Yaz aylarında okunabilecek sürükleyici ve duygusal romanlardan biri.
Rebecca Perry’nin ilk romanı olan May We Feed the King, İngiltere’de yılın en dikkat çekici çıkışlarından biri olarak görülüyor. Eser, geçmiş ile günümüz arasında kurduğu özgün bağ nedeniyle ödül kazanmayı başardı.
Yorum: Tarihî kurgu sevenlerin listesine eklemesi gereken eserlerden biri.Roopika Risam’ın Data Empire adlı çalışması dijital çağda verinin gücünü inceliyor. Yapay zekâ, veri güvenliği ve dijital egemenlik tartışmalarının yoğunlaştığı günümüzde oldukça güncel bir çalışma olarak öne çıkıyor.
Sophia Smith Galer’in kitabı, dünyada kaybolma tehlikesi yaşayan dillerin hikâyesini anlatıyor. Küreselleşmenin kültürel etkilerine odaklanan eser son dönemin en çok konuşulan araştırma kitapları arasında gösteriliyor.
Bu Hafta Yeniden Keşfedilebilecek KlasiklerYeni çıkan kitaplar kadar yıllara meydan okuyan eserleri de hatırlamak gerekiyor. George Orwell – 1984 Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna Yaşar Kemal – İnce Memed Dostoyevski – Suç ve Ceza Ahmet Hamdi Tanpınar – Saatleri Ayarlama Enstitüsü Çünkü bazı kitaplar yalnızca okunmaz; her dönemde yeniden keşfedilir.
Araştırmalar düzenli okumanın kelime hazinesini geliştirdiğini, dikkat süresini artırdığını ve eleştirel düşünme becerilerini güçlendirdiğini gösteriyor. Uzun metinler okumak, sosyal medya akışında kaybolan ayrıntıları fark etme becerisi kazandırıyor. Kitap okuyan insan yalnızca bilgi edinmez. Farklı hayatları tanır. Farklı düşünceleri öğrenir.Empati kurar.Daha güçlü analiz yapar.Daha doğru sorular sorar.
Belki de bir çok Bursalının aklından geçen ama yüksek sesle sorulmayan bir soru. Bir festivalin adında “uluslararası” yazıyorsa, bunun karşılığı nedir? Yalnızca farklı ülkelerden birkaç sanatçının programa eklenmesi mi? Yoksa dünyanın konuştuğu, farklı kıtalardan sanatçıların, orkestraların, toplulukların ve kültürlerin aynı sahnede buluşması mı? İşte tartışılması gereken nokta tam da burası.
Son açıklanan Bursa Uluslararası Festivali programında, Mustafa Keser, Özcan Deniz, Emre Altuğ, Derya Bedavacı, Fatih Erkoç gibi Türkiye’nin tanınmış sanatçılarının yanı sıra bazı yabancı isimler ve topluluklar da yer alıyor. Festival programında örneğin Bagjan Oktyabr, Musica Viva Senfoni Orkestrası, Moses Yoofee Trio gibi uluslararası sanatçılar ve topluluklar bulunuyor. Peki soru şu:Bu tablo, festivali gerçekten “uluslararası” yapmaya yeter mi?
Hafızalarımızdaki Bursa Festivali
1960’lı yıllardan itibaren Bursa Festivali yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin en prestijli kültür-sanat organizasyonlarından biri olarak anıldı. O yıllarda festival denildiğinde akla sadece pop müzik konserleri gelmezdi.Dünyanın farklı ülkelerinden bale toplulukları…Senfoni orkestraları…Opera sanatçıları…Caz müzisyenleri…Halk dansları ekipleri…Flamenko toplulukları…Klasik müziğin önemli yorumcuları…Bursa sahnesinde buluşurdu. Festival, adının hakkını veren uluslararası bir kültür buluşması olarak görülürdü.
Edinburgh Uluslararası Festivali denildiğinde onlarca ülkeden tiyatrolar, orkestralar ve opera toplulukları akla gelir.Montreux Caz Festivali, dünyanın en önemli caz müzisyenlerini aynı sahnede buluşturur. Salzburg Festivali, klasik müzik ve operanın küresel ölçekte en saygın organizasyonlarından biridir.Bu festivalarda yerel sanatçılar da sahne alır. Ancak programın omurgasını farklı ülkelerden gelen sanatçılar ve kültürel çeşitlilik oluşturur.İşte “uluslararası” kavramı da tam burada anlam kazanır.
Kesinlikle hayır. Mustafa Keser, Fatih Erkoç, Özcan Deniz ya da başka bir Türk sanatçının festivalde yer alması eleştirilecek bir durum değildir.Tam tersine…Onlar Türk müziğinin önemli temsilcileridir.Asıl soru başka. Programın genel dengesi gerçekten uluslararası bir festival kimliği taşıyor mu?Yoksa ağırlık yerli konserlerde kalırken “uluslararası” ifadesi yalnızca isimde mi yaşıyor? Bu sorunun cevabını sanatseverlerin ve organizatörlerin birlikte tartışması gerekir.Bir festivalin uluslararası olması sadece yabancı pasaportlu birkaç sanatçı davet etmek değildir.Önemli olan;Dünyada tanınan sanatçıların gelmesi,Kültürler arası etkileşim oluşturulması,Yabancı basının ilgisinin çekilmesi,Farklı ülkelerden izleyicilerin festivale gelmesidir.Uluslararası kimlik biraz da şehrin dünya kültür haritasındaki görünürlüğüyle ölçülür.
Neden yapamasın? Yaklaşık iki bin beş yüz yıllık tarihi…UNESCO Dünya Mirası alanları,İznik,Cumalıkızık,Gölyazı,Uludağ,Osmanlı’nın ilk başkenti,Bursa, kültürel mirasıyla güçlü bir uluslararası çekim merkezidir.Bu nedenle Bursa’nın hedefi yalnızca konser düzenlemek değil; dünyanın takip ettiği bir kültür markası oluşturmak olmalıdır.
Son Söz ; Bu yazı bir sanatçıyı eleştirmek için kaleme alınmadı. Sorulan soru çok daha büyük: “Uluslararası” kelimesini gerçekten doldurabiliyor muyuz? Belki de artık mesele isimler değil, vizyondur.Çünkü bazen bir festivali büyük yapan sahnedeki sanatçı sayısı değil, dünyanın o sahneye gösterdiği ilgidir.Bursa bunu geçmişte başardı.Neden yeniden başarmasın? Ancak bunun ilk adımı, zor soruları sormaktan çekinmemektir.Çünkü sorgulayan şehirler gelişir; gelişen şehirler ise bir gün gerçekten dünyanın buluşma noktası olur. Haber Editörü; Cem Bayram SEÇEN