Fon soruşturmasında tutuklamalara devam SPK’den 67 kişi hakkında suç duyurusu
İstanbul’da yürütülen fon soruşturmasında eski SPK Başkanvekili Enver Usca’nın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. SPK ise üç şirketin paylarındaki işlemlere dair inceleme sonrası eski Ulaştırma Bakanı Oğuz Tezmen dahil 67 kişi hakkında suç duyurusu ve iki yıl işlem yasağı kararı aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturmada, 3 Kasım’da gözaltına alınan altı şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı. Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanvekili Enver Usca, eski SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ve Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı tutuklandı. Eski SPK Ortaklıklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu hakkında adli kontrol kararı verildi. Eski SPK Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Son kararlarla soruşturmadaki tutuklu sayısı 118’e yükseldi.
SPK’den 67 kişi hakkında suç duyurusu kararı
Soruşturmadaki tutuklama kararlarının yanı sıra SPK, 6 Kasım tarihli haftalık bülteninde üç şirketin pay piyasasına ilişkin incelemelerinin sonuçlarını yayımladı. Kurul, Temapol Polimer Plastik, İsvea Seramik ve Tera Yatırım Menkul Değerler paylarında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle Sermaye Piyasası Kanunu’nun işlem bazlı piyasa dolandırıcılığına ilişkin hükmü kapsamında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bültendeki listelerde Temapol için 24, İsvea için 22 ve Tera Yatırım için 42 kişi yer aldı. Bazı isimler birden fazla listede bulunduğundan, suç duyurusu kararı verilen ayrı kişi sayısı 67 oldu. Kurul, bu kişilere borsada ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda iki yıl işlem yasağı getirdi. Listedeki bazı kişilerin sermaye piyasası lisanslarının da yasak süresince iptal edilmesini kararlaştırdı. SPK bülteninde adı geçenler arasında Oğuz Tezmen, Bülent Uygun, Emre Alkin, Kerem Alkin ve Tayfun Bayazıt da bulunuyor. Tezmen’i eski Ulaştırma Bakanı, Uygun’u teknik direktör, Emre Alkin ve Kerem Alkin’i ekonomist ve akademisyen, Bayazıt’ı ise eski Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olarak tanımladı. Suç duyurusu kararı, bu kişilerin mahkemece suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Kurul, ilgili paylardaki kendi nam ve hesaplarına yapacakları işlemlerle sınırlı olmak üzere Hedef Portföy Yönetimi, Tera Yatırım Bankası, Tera Portföy Yönetimi ve Mag Tarımsal Ürünler hakkında da iki yıllık işlem yasağı kararı aldı. SPK, aynı bültende Trive Yatırım Menkul Değerler’in sermaye piyasası faaliyetlerini 7 Kasım saat 00.01’den itibaren geçici olarak durdurduğunu duyurdu.
Eski bakan tutuklandı, eşi ve eski SPK Başkanı’na adli kontrol
Fon soruşturmasında ikinci kez şüpheli sıfatıyla ifade veren eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamalarıyla tutuklandı. Aynı gün ifade veren eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise imza yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı. Savcılığın sevk yazısına göre Sayan Kaya, Nisan 2026’da aldığı Özata Denizcilik hisselerini, fonlar hakkında tasfiye kararı alınmasından bir gün önce, 16 Eylül’de Tera Yatırım Menkul Değerler’e virman yoluyla devretti. Hisselerin bedeli aynı gün hesabına yatırıldı. Savcılık, hisselerde olağan takas süresi iki iş günü olmasına karşın bu işlemde ödemenin aynı gün gerçekleşmesine dikkat çekti. Sevk yazısında, SPK’nin hazırladığı raporda Sayan Kaya’nın hisse fiyatını veya yatırımcı kararlarını etkileyebilecek, kamuya açıklanmamış bilgilere sahip olduğu değerlendirmesine yer verildi. Sayan Kaya’nın ifadesinde, Tera Grubu yöneticisi Erdin Özel ile daha önceden tanıştığını ve hisse yatırımı yaptığı dönemde görüştüğünü; grubun Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’le de görüştüğünü söylediği aktarıldı. Savcılık, devir işleminin zamanlaması, aynı gün yapılan ödeme ve Tera yöneticileriyle görüşmeleri birlikte değerlendirerek Sayan Kaya’nın tasfiye kararından önceden haberdar olduğunu öne sürdü. Kaçma ve delil karartma şüphesi nedeniyle adli kontrolün yetersiz kalacağını savunarak tutuklama talep etti. Sulh ceza hâkimliği bu talebi kabul etti. Haber ; Cem Bayram SEÇEN
Krakow şehrinde silahlı saldırı en az 5 ölü, 12’den fazla yaralı !
İtfaiye teşkilatı sözcüsü, saldırganın seyir halindeki bir araçtan ateş açtığını açıkladı. Polonya’nın Krakow şehrinde bir saldırganın ana meydanda çevreye ateş açması sonucu en az 5 kişi hayatını kaybetti, 12’den fazla kişi yaralandı.
Polis tarafından yapılan açıklamada, “Saldırgan polis ekipleri tarafından vuruldu ve şu anda hastaneye sevk ediliyor. Acil müdahale ekiplerinin olay yerindeki çalışmaları sürüyor,” ifadelerine yer verildi.
Yerel itfaiye teşkilatı sözcüsü, Polsat News’e yaptığı açıklamada, saldırganın seyir halindeki bir araçtan ateş açtığını söyledi. Aziz Meryem Bazilikası çevresinde çok sayıda polis aracı ve ambulansın bulunduğu bildirildi. Hava ambulansına ait bir helikopter de olay yerine sevk edildi. Polis, kent merkezinde silah seslerinin duyulduğuna ilişkin ihbar aldıklarını doğruladı. Acil müdahale ekiplerinin Dietla Caddesi’nde de çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Krakow Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, kurtarma ekiplerinin Ana Meydan’da görev yaptığı, polis ekiplerinin ise kentin farklı noktalarında operasyon yürüttüğü kaydedildi.Polonya Başbakanı Donald Tusk da olaya ilişkin açıklamada bulundu. Tusk, İçişleri Bakanı’ndan gelişmelere ilişkin düzenli olarak bilgi aldığını belirtti. Başbakan Tusk, “Krakow’da meydana gelen trajik silahlı saldırının ardından İçişleri Bakanı tarafından gelişmeler hakkında düzenli olarak bilgilendiriliyorum. Polis, saldırının arka planını ve tüm koşullarını araştırıyor,” dedi. Haber ; Cem Bayram SEÇEN
Furkan Aydın Organizasyon’dan Bursa Kanser Derneği’ne Anlamlı Destek
Bursa’da faaliyet gösteren Furkan Aydın Organizasyon, geçtiğimiz pazartesi günü Ada Davet’te düzenlediği Kadınlar Matinesi ile eğlence ve sosyal dayanışmayı bir araya getirdi. Piyanist Kübra Şimşek ve Grup Ezgi Orkestrası’nın sahne aldığı programda, davetliler müzik ve eğlence dolu bir akşam geçirdi. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilen çeşitli sahne gösterileri ve etkinlikler de geceye renk kattı. Etkinliğin en önemli yönünü ise sosyal sorumluluk amacı oluşturdu. Furkan Aydın Organizasyon tarafından düzenlenen programdan elde edilen gelirin Bursa Kanser Derneği’ne bağışlanması kararlaştırıldı. Böylece organizasyona katılan davetliler, sosyal dayanışmaya katkı sağlayarak anlamlı bir projeye destek verdi. Furkan Aydın Organizasyon Marka Kurucusu Furkan Aydın, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, organizasyon sektöründe yalnızca eğlence
odaklı çalışmalar yürütmeyi değil, aynı zamanda toplumsal fayda sağlayan projelere de öncülük etmeyi önemsediklerini belirtti. Aydın, organizasyona katılım sağlayan tüm davetlilere, sanatçılara ve emeği geçen herkese teşekkür ederek Bursa Kanser Derneği yararına gerçekleştirilen bu çalışmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Furkan Aydın Organizasyon, önümüzdeki dönemde de sosyal sorumluluk bilinciyle gerçekleştirilecek projelerde yer almaya devam etmeyi hedefliyor… Haber ; Cem Bayram SEÇEN






Bulgaristan’da cumhurbaşkanlığı seçimi Resmi olmayan sonuçlara göre Yotova kazandı
Sandık çıkış anketlerine göre İliyana Yotova, Bulgaristan’da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda oyların yüzde 52’sini alabilir. Batı yanlısı rakibi Andrey Gyurov’un yaklaşık yüzde 45’te kaldığı tahmin edilirken, seçime katılım ise yüzde 29 oldu.
Bulgaristan’da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, sandık çıkış anketlerine göre, iktidardaki merkez sol partinin adayı İliyana Yotova oyların yüzde 52’sini alarak seçimi kazanabilir. Batı yanlısı rakibi Andrey Gyurov ise önemli bir farkla geride görünüyor. Seçime katılım oranı yüzde 29’da kaldı.Çıkış anketleri,
Bulgaristan’da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova’nın çoğunluğun desteğini aldığını gösteriyor. İlk tahminlere göre, iktidardaki merkez sol İlerici Bulgaristan (PB) partisinin adayı Yotova oyların yüzde 52’sini alabilir. Sonuçların resmî verilerle doğrulanması halinde Yotova, Bulgaristan’ın doğrudan seçimle göreve gelen ilk kadın devlet başkanı olacak. Reform yanlısı ve Batı yanlısı muhalefet partilerinin desteklediği eski geçici başbakan ve rakibi Andrey Gyurov’un ise yaklaşık yüzde 45 oy aldığı tahmin ediliyor. Ukrayna’daki savaş, NATO’nun doğu kanadında yer alan Bulgaristan’daki seçim kampanyasında önemli bir rol oynadı. Yotova, kampanya boyunca Rusya ile müzakereler yoluyla Ukrayna’da barışçıl bir çözüm bulunmasını savundu. Yotova, Bulgaristan’ın “Barış Cumhurbaşkanı” olmak istediğini söyledi. Gyurov ise kampanya
sırasında Batılı ortaklarla daha yakın ilişkiler kurulmasını ve Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları karşısında Kiev’e daha güçlü destek verilmesini savundu. Seçim, Başbakan Rumen Radev’in Moskova’ya yakın politikalarıyla bilinen İlerici Bulgaristan partisi için de ilk büyük sınav oldu. Parti, Yotova’yı destekledi. 62 yaşındaki siyasetçi, Radev’in parlamentoya girmek üzere cumhurbaşkanlığından ayrılmasının ardından ocak ayında görevi devralmıştı. Gözlemciler, Yotova’nın Bulgaristan’ın Avrupa yönelimini korurken Rusya ile ilişkileri geliştirmeyi ve yaptırımların kaldırılmasını destekleyen Radev’in politikalarını sürdürmesini bekliyor. Güneydoğu Avrupa’daki AB üyesi ülkede düzenlenen seçim, Ukrayna’daki savaşın gölgesinde gerçekleşti. Son haftalarda Bulgaristan’ın yanı sıra komşu Romanya’nın Karadeniz’deki ekonomik bölgelerinde de ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırılarının sıklığı arttı.
Bulgaristan’da cumhurbaşkanlığı makamı ağırlıklı olarak sembolik yetkilere sahip. Devlet başkanının yürütme yetkisi bulunmuyor ve önemli politika kararlarının parlamentodan geçmesi gerekiyor. Bununla birlikte, cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi makamın siyasi ağırlığını artırıyor. Cumhurbaşkanı silahlı kuvvetlerin başında bulunuyor, yasaları veto edebiliyor, uluslararası anlaşmaları imzalıyor ve büyükelçileri atıyor. Bulgaristan’da cumhurbaşkanları beş yıllık dönem için doğrudan halk oylamasıyla seçiliyor ve en fazla iki dönem görev yapabiliyor. Haber , Cem Bayram SEÇEN

Rusya Ukrayna savaşında Karadeniz’de yaşayan 120 bin yunus öldü !
Karadeniz’de sadece 2022’de yaklaşık 50 bin deniz memelisi öldü. 2026 itibarıyla bu sayı 120 bini aştı. Bu rakam, Karadeniz’deki deniz memelisi nüfusunun yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor.
Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar, Karadeniz’deki deniz yaşamına ağır zarar veriyor. Savaşın başladığı 2022’den bu yana bölgede 120 binden fazla yunus ve muturun öldüğü tahmin ediliyor. Uzmanlara göre askeri faaliyetler, patlamalar ve deniz kirliliği, Karadeniz ekosisteminde uzun yıllar sürecek tahribata neden oluyor. Karadeniz kıyısındaki balıkçılar ve kaçak avcılar, ağlarına dolanarak boğulan yunuslarla sık sık karşılaşıyor. Hayvanları ağlardan kurtarmak için yüzgeçlerini kesip yeniden denize bırakan balıkçıların bu müdahalesi, çoğu zaman yeterli olmuyor. Ağ izleri taşıyan yunusların cansız bedenleri daha sonra kıyıya vuruyor. Ukrayna’nın güneyindeki Tuzly Lagünleri Milli Doğa Parkı’nda baş araştırmacı olarak görev yapan Ivan Rusev, El Cezire gazetesine verdiği röportajda, savaş nedeniyle bu hayvanların ölüm oranının yüzlerce kat arttığını belirtiyor. Rusev’e göre, sadece 2022’de yaklaşık 50 bin deniz memelisi öldü. 2026 itibarıyla bu sayı 120 bini aştı. Bu rakam, Karadeniz’deki deniz memelisi nüfusunun yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor.
Patlamalar ve askeri sonar sistemleri yunusların yön bulmasını engelliyor
Yunuslar besin zincirinin en üst basamaklarında yer alıyor. Bu hayvanların sayısındaki büyük düşüş, mühimmat kaynaklı kimyasalların yanı sıra batırılan ya da hasar gören savaş gemileri, tankerler ve yük gemilerinden denize yayılan petrol, yakıt ve bitkisel yağlarla zaten zarar görmüş olan Karadeniz ekosistemini daha da olumsuz etkiliyor. Kıyıya vuran ölü yunusların bir kısmının yüzgeçleri yerinde olmasına rağmen aşırı zayıflamış görünmesi, hayvanların açlık çektiğine işaret ediyor. Savaş gemilerinden yapılan füze atışları, patlamalar ve askeri sonar sistemleri, yunusların hayatta kalmak için kullandığı temel yeteneklerden biri olan ekolokasyonu bozuyor. Ses dalgaları aracılığıyla çevrelerini algılayan hayvanlar, bu sistemin zarar görmesi nedeniyle yön bulmakta, iletişim kurmakta ve avlanmakta güçlük çekiyor. Rusev, “Bir yunus balık avlayamazsa hızla kilo kaybeder,” diyor. Güney Ukrayna’daki araştırma parkı, göçmen kuşlar için önemli bir konaklama ve üreme alanı olan, toplam 280 kilometrekarelik tuzlu lagünleri kapsıyor. Yunuslar avlanamadıklarında vücutlarında biriktirdikleri yağ dokusunu tüketmeye başlıyor. Ancak bu yağ dokusu, atık sulardan, tarımsal akıştan, mikroplastiklerden ve antibiyotiklerden kaynaklanan kirleticileri de içeriyor. Bu durum hayvanların kendi vücutlarında biriken zehirli maddelere maruz kalmasına yol açıyor. Bağışıklık sistemleri zayıflayan yunuslar, morbillivirüsün neden olduğu ölümcül solunum yolu enfeksiyonlarına yenik düşebiliyor.
Kakhovka Barajı’nın yıkılması da ekosisteme zarar verdi
Savaşın yol açtığı uzun süreli çevresel tahribata, 2023’te Dinyeper Nehri üzerindeki büyük Kakhovka Barajı’nın yıkılması da eklendi. Barajın yaklaşık 18 kilometreküp suyu serbest kaldı. Gübre kalıntıları, ağır metaller ve makine yağıyla kirlenmiş bu suyun büyük bölümü çevreye yayıldı. Karadeniz’deki balık türleri de bu değişimlerden etkileniyor. Kefal ve lüfer gibi türlerin giderek daha az görülmesi dikkat çekiyor. Bölgedeki balıkçılık faaliyetleri ise çeşitli kısıtlamalar, yasaklar ve İstanbul yakınlarında da tespit edilen deniz mayınları nedeniyle sekteye uğruyor. Rusev, yunusların besin zincirinin en üstünde bulunması nedeniyle ekosistemdeki değişimlerden doğrudan etkilendiğini belirtiyor: “Zooplanktondan balıklara kadar her şey besin zinciri yoluyla onlara ulaşıyor.”
Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’deki çevre koruma uzmanları da yunus ölümlerinde artış bildirdi. Ancak kıyıya vuran hayvanların ölüm nedenleri her zaman tespit edilemiyor. Bulgaristan’ın en eski doğa koruma kuruluşu Green Balkans’tan Dimitar Popov, El Cezire’ye yaptığı açıklamada, kıyıya vuran ölü deniz memelilerinin çoğunun ileri derecede çürümüş durumda olduğunu ve bu nedenle ağ izlerinin ya da diğer yaralanmaların tespit edilmesinin neredeyse imkânsız hale geldiğini söylüyor. Popov da savaş gemileri ve denizaltılarda kullanılan sonar sistemlerinin deniz memelilerini, ekolokasyon ve işitme yeteneklerini kesinlikle etkilediği görüşünde.Rus çevre gözlemcileri ise yunus ölümlerini herhangi bir ayrıntılı açıklama yapmadan “parazitlere” ve “viral enfeksiyonlara” bağlıyor. Kıyıya vuran ölü yunuslar, Ukrayna’da neredeyse her gün yaşanan insansız hava aracı ve füze saldırıları nedeniyle zaten tedirgin olan halkı da derinden etkiliyor. Üstelik ölü hayvanların yalnızca çok küçük bir bölümü kıyıya ulaşabiliyor.
Savaş sonrası toparlanma onlarca yıl sürebilir
Savaşın deniz ekosistemine verdiği zarar yalnızca yunuslarla sınırlı değil. Ukrayna’nın deniz ve hava araçlarıyla düzenlediği saldırılarda, Rusya’nın Karadeniz Filosunun amiral gemisi Moskva kruvazörü de dahil olmak üzere iki denizaltı ve yaklaşık 30 savaş gemisi batırıldı.
Bu gemilerin tamamında zehirli yakıt ve başka kimyasal maddeler bulunuyordu. Ukrayna’nın Rusya’nın “gölge filosu” olarak bilinen yaptırım altındaki petrol tankerlerine yönelik insansız hava aracı saldırılarında operatörlere özellikle gemilerin motorlarını hedef alma talimatı verilse de petrol ve yakıt sızıntıları yaşanmaya devam ediyor. Denize yayılan petrol, deniz yosunlarının üzerini kaplayan bir tabaka oluşturuyor. Bu durum yumuşakçaları ve balıkları zehirlerken, özellikle toplu ölümlerin görüldüğü mersin balıklarını etkiliyor. Her patlama balıkları sersemletiyor ve öldürüyor. Patlamaların sesi ve havada uçan insansız hava araçları, Kuzey Avrupa ile Orta Doğu arasında göç eden kuşları da ürkütüyor. Rusev, yeterli besin bulamayan kuşların kışlayacakları ya da yuva yapacakları bölgelere ulaşmak için ihtiyaç duydukları enerjiyi toplayamadıklarını belirterek, bunun bazı kuş popülasyonlarını yıllarca etkileyebileceğini söylüyor. Araştırmacıya göre patlamalardan ürken flamingolar, yıllar önce parkta yuva yapmaya başlamalarına rağmen kuluçkadaki yumurtalarını terk ediyor. Martılar ise terk edilen yumurtaları hemen yiyor. Rusev, savaşın bölgedeki yaban hayatı açısından tek olumlu sonucunun ise avcılık ve kaçak avlanmanın neredeyse durmasıyla yaban domuzu, karaca, tilki, çakal, tavşan ve porsuk sayılarının artması olduğunu belirtiyor. Ancak savaşın ardından ekosistemin toparlanması her tür için aynı hızda gerçekleşmeyecek. Böceklerin ve küçük memelilerin sayısının birkaç yıl içinde normale dönmesi beklenirken, yunus popülasyonunun eski seviyesine ulaşması onlarca yıl alabilir.Rusev, “Deniz ekosisteminin az çok normale dönmesi ve deniz memelisi popülasyonunun yenilenmesi için 30 ila 50 yıl gerekeceğini tahmin ediyoruz,” diyor. Haber ; Cem Bayram SEÇEN